Biz IŞİD kafasını 23 yıl önce yaşadık.

02.07.2016 09:20

''Bir kelimenin yanına bir kelime gelince, bir sesin yanına bir ses gelince, bir insanın yanına bir insan gelince.. Büyürler, büyürler, büyürler ölümden önce...''

Günaydın arkadaşım, ne var ne yok? Gerçi 2 Temmuz'da nasıl olabilir ki vicdanı olan bir insan?

23 yıl önce Sivas'da Madımak Oteli'nde cayır cayır yakılan insanların kokusu kalkmamışken daha koca kentin üzerinden, ''iyiyim'' denebilir mi?

Öyle bir hikaye ki bu; yananın suçlu yakanın her daim mağdur olduğu... Yanan canların ardından türlü çeşitli yalanlarla binbir senaryo uydurularak işin gerçeğinden uzaklaştırmaya çalışıldığı... Devletin ölen canlara değil, sokakta o canları yakmak için bekleyen, cehennem ateşini alkışlayanlara kol kanat gerdiği... İnsanlığa mezar olan otelde daha sonra lokanta olunca bazı başka insan(!)ların gidip yemek yiyebildiği... Zor bela açılan davasının 'zaman aşımı' gibi, sanki insanların acısıyla dalga geçen bir kavramla beraber anıldığı...

Yobazın, kafasında her zaman düşman bellediği insanlara nasıl bir son hayal ettiğini, canlı yayında izlemişti 23 yıl önce bugün insanlar. Birileri 'işte cehennem ateşi, bütün dinsizler yanacak' diye bağırırken, yanındakiler de avuçları patlarcasına alkışlıyor 'inşallah' diyorlardı yüksek sesle... ve bu ülkenin; aydınları, sanatçıları, tertemiz insanları yanarken devlet, tüm sevmediği evlatlarına yaptığı gibi kafasını başka yöne çevirmeyi tercih ediyordu...

Maktûl olmasına rağmen suçlanan o güzel insanlar, o olmaz olası mağduriyeti katillerin omuzlarına bırakarak terk ettiler dünyayı... 23 yıldır o lanet mağduriyetten kimler beslendi kimler... ne siyasetçiler yetişti içinden, ne hukukçular ne gazeteciler...

Yitip giden canlar ise, Özdemir Asaf'ın dediği gibi; bir kelimenin yanına bir kelime, bir sesin yanına bir ses, bir insanın yanına bir insan gelsin diye çırpındıkları ömürlerini, bir yobaz ateşinde bıraktılar...

Büyüdüler büyüdüler büyüdüler...

Öldüler...

Bu Yazıyı Paylaş