Dostları olmalı insanın.

07.07.2016 11:11

''...Elim eline değsin,

ısıtayım üşüdüyse.

Boşa gitmesin son sıcaklığım...''

Günaydın arkadaşım.

Ne haber, iyi misin? Eyvallah, iyiyim ben de, sağol...

Aslına bakarsan, yayın olmayınca özlüyorum yazmayı, dertleşmeyi seninle. Birikenler oluyor zihnimde, diyorum 'Bir fırsat olsa da anlatsam'...

Böyle bir şey değil mi zaten dost olmak? Konuşmayı, anlatmayı özlemek...

Bugün mesela, Rıfat Ilgaz'ın ölüm yıldönümü. Tam da 'dostluk' deyince üzerinde konuşulacak bir insan. 82 yıllık hayatının çok büyük bölümü baskılarla, acılarla geçmiş bir aydın. 'Karartma Geceleri' gibi 2. Dünya Savaşı yılları Türkiye'sini en iyi anlatan romanlardan biriyle değil de, hepimizin zihninde hiç durmadan çalan Hababam Sınıfı'nın unutulmaz melodisiyle hatırlanan bir şair/yazar... Oysa bilir misin, acılarla hapislerle geçen yaşamında belki de kendisine asıl şöhreti getirmesine rağmen -ki öyle söyler bir şiirinde (...sınıfın ozanıyım mimli, Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü...) diye- sonucundan en memnun kalmadığı eserinin o olduğu söylenir. Çünkü, eğitim sistemine çok baba bir eleştiri getirmek amacıyla yazılan Hababam Sınıfı, dönemin yoğun politik baskıları sonucu sinemaya uyarlanırken ağırlıklı olarak komedi bölümüne yüklenilir. Ve sonuçta ortaya 40 yıldır bırak izlemeyi, müziğini duyduğumuz zaman, dostluğu, arkadaşlığı hatırlatan, yüzümüzü güldürürken gözümüzü dolduran o ünlü film çıkar.

Dedim ya 'ömrü acılarla geçmiş' diye, boşa değil o söz. Mesela 70 yaşındayken bir geceyarısı gözaltına almışlar Rıfat Ilgaz'ı.

Yetmiş yaşında!

Üstelik bu kadar da değil, ellerini ve ayaklarını zincirleyip sokaklarda yürütmüşler! Yapanlar da kim biliyor musun? Hani şu, geçen yıl haklarında 'müebbet hapis cezası' verilen, geçmişin kudretli darbecileri! Hani birilerinin, koskoca toplumu üzerlerinden 'darbecilerle hesaplaşıyoruz' yalanıyla kandırıp, 'iyi de usta o vakit neden hala o faşist darbecilerin yaptığı faşist Anayasa yürürlükte' sorusunu yanıtsız bıraktığı adamlar...

Bu kadar acı yaşamış adam, yılmamış yine de... Dergiler, gazeteler yayınlamış kitaplar yazmış ömrü boyunca. Eğmemiş ite uğursuza boynunu, bildiğini anlatmış hep.

Dostlarıyla...

Her zaman dostlarıyla; Sabahattin Ali ile, Aziz Nesin'le, İlhan Selçuk'la... Birlikte direnmişler çünkü, omuz omuza sırt sırta dayanmışlar yaşamın yüküne...

Yazının başlığındaki de son şiiri, bilir misin? Son sıcaklığını bile paylaşmaya çalışan bir adamın son şiiri...

Öyle 'dost' bir adammış ki Rıfat Ilgaz, dostları öldürülünce; önce Uğur Mumcu, 6 ay sonra da Sivas Madımak Otel'de Asım Bezirci, 82 yıl ayak dirediği, her cefasından daha da güçlenerek çıktığı dünyanın kahrını daha fazla çekememiş...

'Eyvallah' demeden...

'Son sıcaklığını' kitaplarında bırakıp, gitmiş...

Bu Yazıyı Paylaş