Flu...

01.07.2016 22:50

''...Bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi,

çatlamış bir narı, unutmadım...''

Behçet Aysan

 

 

Merhaba arkadaşım, ne haber?

Ne oldu, neden şaşırdın?

Unutmuş muydun yoksa beni?

Aşk olsun, insan unutur mu? İnsan olan unutur mu yani?

Unutamamak insanın en büyük ve çaresi bulunamayan lanetiyken hele...

 

Neredeyse 1 yıl olmuş seslenmeyeli sana. Ne çok şey birikmiş konuşulacak, ne çok dertleşmeyi ertelemişiz... Çoğunu bildiğin, bilmediklerini de hayatını hiç bir şekilde etkilemeyeceğini düşündüğüm için anlatmadığım nedenlerle ayrı kaldık, neyse, şükür kavuşturana...

 

Bu sabah beni tekrar klavye başına geçiren şu gördüğün flu fotoğraf oldu. 23 yıl önce çekilmiş, Sivas'da... 1 Temmuz günü... O derin yara açılmadan 1 gün önce yani... 

 

Sıcak bir gün,belli...Yüzlerden de anlamak mümkün bunu, yakıcı güneşin yarattığı koyu gölgelerden de...

 

Yakan tek şey güneş olsaymış keşke...

 

Yazarı, şairi, ozanı, dansçısı bir grup güzel insan yan yana durmuşlar güneşin altında... Hepsi güzel ama ikisi ayrı güzel benim için... İkisi ayrı şair... ikisi ayrı özel...

 

Biri hiç tanışmadığım ama ''...değişen bir şey yok hiç, ölüm hariç.

Aynı gökyüzü aynı keder...'' dizelerini okuduğumda aklımı başımdan alan Doktor Behçet Aysan, 'elemin doktoru' dedikleri adam... Sonra her şiirini okuduğumda tehlikesini daha da iyi anlayıp bağlandığım şair...

 

Diğeri, ''Aşk bütün kötülüklerin anasıdır, her aşk sonunda bir bozgun anısıdır'' dizesini ilk duyduğumda deli gibi kitaplarının peşine düştüğüm, okudukça canımı yakan, canımı yaktıkça daha çok sevdiğim şair Metin Altıok...

 

Yakan tek şey güneş olsaymış keşke...

 

Unutamamak insanın laneti. Unutamadıkça acı çekmek... Acı çektikçe o anıya daha çok bağlanmak, zaman geçtikçe anının bugün haline gelmesi...23 yıl sonra bugün o flu fotoğrafa bakıp ''keşke yarın olmasaymış'' diyecek kadar çaresiz kalmak...

 

Sevdiğin şairlerin ertesi gün ortaçağ karanlığında yakılacağını bilmeden gülen yüzlerine bakakalmak, kim bilir o anda hangi şiirin dizelerini hatırladığını düşünmek, eli kolu bağlı 23 yıl öncenin o insan kokan dumanında nefes alamamak...

 

Yakan tek şey güneş olsaymış keşke...

Unutabilseymiş insan...

Bir flu fotoğraf, iki şairle birlikte, ne kadar güzel şiir varsa getirip yığmasaymış aklımın küçük odasına bu saatte...

 

Yakan tek şey güneş olsaymış keşke... ve Doktor Behçet kendine ve Şair Metin'le arkadaşlarına şiirden merhemler sürerek azaltabilseymiş acılarını, acılarımızı...

 

Yakan tek şey güneş olsaymış keşke...

Bu Yazıyı Paylaş