“Gönüllü unutkanlar ülkesinin insanlarına…”

 

Ahmet Ümit’in polisiye ile mitolojiyi harmanladığı bir roman bu… Aslında; mitolojinin içinde ne kadar çok polisiye hikaye barındırdığını gösteren bir roman demek daha doğru olabilir.

Uranos’tan Kronos’a, ondan Zeus’a geçen ve babaların hem oğulları hem de kendi babalarıyla yaşadığı gerilimin içine; ırkçılık, unutmak- hatırlamak, savaş, yıkım, arkeoloji, hırs gibi birbirine yakın ya da uzak pek çok konuyu yerleştirerek anlattığı ve “usta işi” diye nitelenmeyi hak eden bir roman…

Bir de romanın ağırlıklı olarak Berlin gibi -bana göre- dünyanın en güzel şehirlerinden birinde geçtiğini eklersem 502 sayfanın nasıl da bir çırpıda akıp gideceğini anlatabilirim sanırım…

Romanın içindeki polisiye kurgunun sağlamlığı dışında bugünün en büyük sorunlarından birine getirdiği “Gönüllü unutkanlık” kavramıyla da övgüye değer olduğunu düşünüyorum. Kitabın ana kahramanı Türk polis Yıldız’ın, bugün tekrar hortladığına şahit olduğumuz ırkçılık için Nazizm örneğinden hareketle söylediği şu cümlelere kim itiraz edebilir?

“…Gönüllü unutkanlık bugün ilan edilmemiş bir resmi ideoloji. Bu ideoloji rahatlatıyor, geçmişte yapılan büyük hataların yükünü azaltıyor, vahşeti unutturuyor, belki ulusal gururun incinmesini önlüyor ama insanları hakikatten uzaklaştırıyor.” (Sayfa 408)

Ahmet Ümit’in bundan bir önceki kitabı “Aşkımız Eski Bir Roman” ile -benim de gururla içlerinde bulunduğumu söyleyeceğim- iyi okurlarında ciddi bir hayal kırıklığı yarattığı için bizlere 1 kitap borcu vardı ve emin olun bu romanla, o borcu kat be kat ödemiş, hatta artık alacaklı sayılır…

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Yapı Kredi Yayınları,2021

502 sayfa, 30 TL.