Osman

 

Kimdir Osman?

Hatta şöyle sorayım: Var mı bu Osman, var mıymış ya da? Yaşamış mı gerçekten?

Nişantaşı’nın kaldırımlarını arşınlamış mı sahiden? Babasından o kadar çok dayak yemiş mi, bunların hepsini sindirmiş mi?

Bir insanın hem bu kadar şanslı hem bu kadar şanssız, hem bu kadar iyi hem bu kadar ödlek olması mümkün mü?

Ayfer Tunç benim için özel bir yazar ama sadece yazım tarzına saygı duyduğum için değil aynı zamanda edebiyatta; Ahmed Hamdi Tanpınar’ı da Yusuf Atılgan’ı da hala hayatta tuttuğu için, onlar hala yazıyormuş gibi hissettirdiği için…

Kahramanının içine bu kadar rahat dalıp, bağırsaklarına kadar deşerken okuyucusunu unutmadığı için, yazmanın şehvetine kapılıp okuyucusunu ihmal etmediği için…

Osman var!

Osmanlar var hatta!

İngilizlerin deyimiyle “Ağzında gümüş kaşıkla doğan”, insanlara hayal gibi gelecek bir zenginliğin içinde, hayatı tanımasına fırsat verilmeden pamuklara sarılarak büyütülen ama bu arada sevgisizliği dibine kadar yaşayan hem fiziksel hem psikolojik şiddet gören ve yaşamının kalanında sadece sevilmek isteyen biri Osman…

Hayatla yüzleşmekten korkan ama bir o kadar da insanları tanımayı, anlamayı isteyen biri…

Dört bir yanı çelişkiler yumağı, karakteri darmadağın ve dünyayla baş başa kalmamak için kalabalıklara ihtiyaç duyan ama insanlardan sıkılan biri…

Osman biraz Oblomov, biraz Zebercet, biraz Hayri İrdal… Hatta, Osman biraz Orhan Pamuk bana kalırsa…

Osman, edebiyatımızın unutulmaz karakterlerinden biri artık ve bu kitap edebiyatımız için çok değerli…

 

Osman

Ayfer Tunç

Can Yayınları, İstanbul 2020

504 Sayfa, 27 TL.